Anksiyete Bozuklukları

 

Anksiyete, kişinin sanki kötü bir şey olacakmış gibi, içinde nedeni belirsiz bir sıkıntı hissetmesidir. Derecesi çok hafif endişeden panik derecesine varan yoğunlukta olabilir. 

 

Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu (panik atak) ve sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi) anksiyete başlığı altında incelenir.

 

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

 

Eğer hastanın şikayetleri altı haftadan uzun süredir varsa ve kişinin normal yaşantısını sürdürmesini önlüyorsa ‘Yaygın Anksiyete Bozukluğu’ denir. Yaygın anksiyete bozukluğu belli bir nesneye, yere, organa, saplantılı düşünceye ya da zorlantıya odaklanmamış, organizmada yaygın ruhsal ve fizyolojik bunaltı belirtileri ile yaşanan bir bozukluktur.Bu anksiyete; huzursuzluk veya kendini tetikte hissetme, çabuk yorulma, konsantrasyon güçlüğü, irritabilite, kas gerginliği ve uyku bozukluğu belirtilerinden üçü ile birlikte bulunur. Kişinin yaşadığı bu sıkıntılar kişinin işlevselliğini bozar. Anksiyete durumu başka bir bozukluğa veya tıbbi bir duruma bağlı değildir

 

Anksiyetenin beyindeki kimyasal bir dengesizlikten kaynaklandığı düşünülmektedir. Kimyasal etkenlerin yanı sıra iş veya insan ilişkileri ile ilgili problemler, alkol yada uyuşturucu kullanımı gibi dış kaynaklı stresler de anksiyeteyi tetikleyebilir.

 

Anksiyete tedavisinde gevşeme ve nefes kontrolü, davranış terapisi ve antideprasan gibi bazı reçeteli ilaçlar kullanılmaktadır. 

 

Panik Bozukluğu (Panik Atak)

 

Panik atak fiziksel belirtilerle seyreden bir psikolojik sendrom olarak tarif edilebilir. Hastalar açısından bakıldığında çok sarsıcı yaşanır. Fiziksel belirtiler çok çeşitli olabilir. Belirtiler çoğu kez korkulan bir hastalığın taklididir. Kalp krizi, tansiyon yükselmesi, beyin kanaması ya da felç gibi. Panik atağın genetik olup olmadığı konusunda herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

 

Panik atak krizi 5-45 dakika sürmekte ve şiddeti hastadan hastaya değişmektedir.

 

Panik atak hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Krizler ve ölüm korkusu gibi nedenlerle hasta evde tek başına kalamamak, tek başına dışarı çıkamamak gibi olumsuzluklarla karşılaşmaktadır.

 

Panik atak tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. İlaç tedavisinin yanı sıra gevşeme teknikleri de uygulanır.

 

Sosyal Anksite Bozukluğu (Sosyal Fobi)

 

Utanç verici bir duruma düşmekten, onaylanmayacak bir davranışta bulunmaktan, alay edilmekten, eleştirilmekten, reddedilmekten, beğenilmemekten, olumsuz olarak değerlendirilmekten duyulan korku olarak tanımlanabilir. Genellikle ergenlik döneminde başlar.

 

Başkalarının beklentilerine fazla önem verme, kendi isteklerini açıkça ortaya koyamama, hayır diyememe, aşırı düzeyde kendinin farkında olma, kendini fazla eleştirme, hataları gözünde büyütme, incelendiği düşüncesiyle kalabalık ortamlarda göz önünde bulunmaktan rahatsızlık duyma gibi eğilimler Sosyal Anksiyete bozukluğunun SAB’ın belirgin nitelikleri olarak sayılabilir. Temelinde başkaları üzerinde olumlu bir izlenim yaratma isteği ve bunu yapabileceği konusunda güvensizlik vardır. "Başkaları ne der?" sorusu arttıkça yatkınlık da artar.

 

Topluluk önünde konuşma, başkaları ile tartışmaya girme, pazarlık etme, genel tuvaletleri kullanma, cinsellik, başkalarının önünde soyunup giyinme, yüksek otoriteli biri ile konuşma kişinin sıkıntısını artırır. Genellikle yanlızken rahattırlar.  SAB’ın fiziksel belirtileri arasında yüz kızarması, terleme, ağız kuruluğu nefes darlığı gibi belirtiler varken, Duygusal belirtileri arasında, güçsüzlük, yetersizlik, kendine güvensizlik, sevilmeye layık olmama, değersizlik yer alır. Hasta bu gibi durumlardan kurtulmak için kaçınma davranışları geliştirir:göz temasından kaçınma, korkulan ortama girmeme veya oradan uzaklaşma, alkol kullanma veya hayallere dalma gibi.

 

Tedavide ilaç tedavisi ve psikoterapiden yararlanılmaktadır.